6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu 06 2026, 10:10
6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu: Bir Şehrin Yeniden Doğuşu
Birleşmiş Asya Coğrafyası İşçileri Sendikası Genel Başkanı Recep KÖSE
Bugün, yalnızca İstanbul’un takvim yapraklarından birinde yer alan bir günü değil; bir milletin bağımsızlık iradesini, vatan sevgisini ve yeniden ayağa kalkışını simgeleyen büyük bir tarihi günü anıyoruz.
6 Ekim 1923, İstanbul’un kurtuluş günüdür.
Bu tarih, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun ötesinde; Türk milletinin esareti kabul etmeyen karakterinin, bağımsızlık aşkının ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Millî Mücadele’nin büyük bir zaferle taçlandığı gündür.
İstanbul…
Asırlardır medeniyetlerin buluştuğu, kıtaları birbirine bağlayan; tarihiyle, kültürüyle, insanıyla ve ruhuyla dünyanın en özel şehirlerinden biri.
Fakat bundan tam bir asır önce İstanbul’un sokaklarında bambaşka bir manzara vardı.
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından başlayan işgal yıllarında, İstanbul yabancı askerlerin gölgesi altında yaşamaya mahkûm edilmişti. Boğaz’da demirleyen işgal kuvvetlerinin gemileri, yalnızca İstanbul’un sularını değil, milletimizin gönlünü de ağır bir hüzne boğmuştu.
O günlerde İstanbul halkı, her şeye rağmen umudunu kaybetmedi.
Çünkü Anadolu’da yanan bağımsızlık ateşi, İstanbul’un sokaklarına kadar ulaşmıştı.
Samsun’dan başlayan yürüyüş; Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta büyümüş; ardından Ankara’da milletin iradesiyle birleşerek Millî Mücadele’nin büyük zaferine dönüşmüştü.
İstanbul, Anadolu’dan gelecek özgürlük gününü bekliyordu.
Ve o gün geldi.
Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın ardından işgal kuvvetlerinin Anadolu’dan çekilme süreci başladı. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda tescillendi. Artık İstanbul’un özgürlüğüne giden yol açılmıştı.
6 Ekim 1923 sabahı Türk ordusu İstanbul’a girdi.
Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri şehre ulaştığında, İstanbul halkının yaşadığı sevinci bugün kelimelerle anlatmak dahi güçtür.
Yıllarca işgalin ağırlığını taşıyan sokaklar yeniden Türk bayraklarıyla süslendi.
İstanbul halkı askerlerini bağrına bastı.
Evlerden, dükkânlardan, pencerelerden ve meydanlardan Türk bayrakları yükseldi.
İnsanların gözlerinde gözyaşı, yüzlerinde gurur vardı.
Çünkü o gün İstanbul yalnızca bir ordunun gelişine değil, özgürlüğün gelişine şahitlik ediyordu.
Bugün 6 Ekim’i kutlarken, o gün İstanbul sokaklarında yaşanan heyecanı ve milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği büyük mücadeleyi hatırlamak zorundayız.
Çünkü tarih yalnızca geçmişi anlatmaz.
Tarih, bugün kim olduğumuzu ve yarın nasıl bir ülke bırakmamız gerektiğini de anlatır.
Bizler, Millî Mücadele’nin ruhunu yalnızca törenlerde ve anma günlerinde hatırlamamalıyız. O ruh; çalışmakta, üretmekte, alın terine sahip çıkmakta, ülkemizin bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkmakta yaşatılmalıdır.
Birleşmiş Asya Coğrafyası İşçileri Sendikası olarak bizler, emeğin ve alın terinin Türkiye’nin kalkınmasındaki en büyük güç olduğuna inanıyoruz.
Çünkü bu ülkeyi yalnızca savaş meydanlarında kahramanlık gösterenler değil; fabrikalarda çalışan işçiler, tarlalarda üreten çiftçiler, gece gündüz görev yapan emekçiler, bilim insanları, öğretmenler, esnaflar ve ülkesinin geleceği için çalışan milyonlar inşa etmektedir.
Bağımsızlığın gerçek anlamı; kendi geleceğimizi kendi ellerimizle inşa edebilmektir.
6 Ekim’in bize bıraktığı en önemli miraslardan biri de budur.
Bugün İstanbul’un üzerinde dalgalanan Türk bayrağına baktığımızda, yalnızca kırmızı beyaz bir bayrak görmüyoruz.
O bayrakta Çanakkale’yi, Sakarya’yı, Büyük Taarruz’u, Anadolu’nun fedakâr insanlarını ve bağımsızlık uğruna mücadele eden kahramanlarımızı görüyoruz.
İstanbul’un taşında, toprağında ve her sokağında Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden büyük mücadelenin izlerini görüyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını; vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve fedakârlıklarıyla bu ülkeyi bugünlere taşıyan gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Bugün bize düşen görev ise onların emanet ettiği Türkiye’yi daha güçlü, daha üretken, daha adil ve daha müreffeh bir geleceğe taşımaktır.
İstanbul’un kurtuluşu bize göstermiştir ki;
Bir milletin özgürlük iradesi varsa, hiçbir işgal sonsuza kadar sürmez.
Bir millet vatanına sahip çıkıyorsa, hiçbir karanlık o milletin geleceğini teslim alamaz.
Ve bir millet birlik olduğunda, aşamayacağı hiçbir engel yoktur.
Bu duygu ve düşüncelerle, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 103. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyorum.
İstanbul’un özgürlük gününün, ülkemizin birlik ve beraberliğine, bağımsızlığına, huzuruna ve geleceğine güç katmasını diliyorum.
6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu kutlu olsun.
İstanbul’un semalarında sonsuza kadar Türk bayrağı dalgalansın.
Cumhuriyetimiz ilelebet yaşasın.
Ne mutlu Türküm diyene!
Recep KÖSE
Birleşmiş Asya Coğrafyası İşçileri Sendikası
Genel Başkanı
DIĞER HABERLER
-
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
28 2026, 18:36 -
BAŞSAĞLIĞI VE TAZİYE MESAJI
07 2026, 11:57 -
6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu
06 2026, 10:10 -
Recep KÖSE, Caz Gecesi’nde Türk Dünyası ve Dostluk Mesajlarını Paylaştı
23 2026, 22:58 -
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ
20 2026, 03:41 -
2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Hepimize Hayırlı Olsun
14 2026, 14:44 -
EMEĞİN ORTAK SESİ AYNI SOFRADA BULUŞTU
02 2026, 02:46 -
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlama Mesajı
30 2026, 17:50 -
Elmadağ Kaymakamı Hüsnü ÇAYKARA ya teşekkür ederiz
06 2026, 11:06 -
1 Mayis İsci Bayrami Kutlamasi
06 2026, 10:43

